ANATOL LIEVEN
Gazeteci, George Beebe ve Mark Episkopos ile birlikte Quincy Institute for International Peace (Washington, D.C.) tarafından yayınlanan “Peace Through Strength in Ukraine – Ukrayna’da güç yoluyla barış” başlıklı makalenin ortak yazarı. Bu makale, The Nation’da (28 Ekim) yayımlanan analizi güncellemekte ve genişletmektedir.
Çeviri: AHMET ÖYLEK
Rusya ve Ukrayna’nın geleceği ve dolayısıyla Avrupa’nın güvenliği, Donetsk bölgesinin kuzeybatısındaki yarı yarıya yıkılmış bir avuç küçük kentin yazgısına bağlı. Kremlin, devam eden barış müzakerelerinde Ukrayna’nın bu bölgeden çekilmesini her türlü barış anlaşmasının ön koşulu olarak öne sürmeye devam ediyor. Bu talep, Rus temsilci Kirill Dimitriev ve Amerikalı muhatabı Steve Witkoff tarafından hazırlanan 28 maddelik taslak plana dahil edildi. Söz konusu plan, bu bölgenin Rus yönetimine geçmesini ancak silahsızlandırılmasını öngörüyor. Bu sayede, durumun Ukrayna için maliyetinin düşürülmesi hedefleniyor. Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık tarafından desteklenen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise şu ana kadar bu maddeyi kesin bir dille reddediyor.
Rusların büyük bölümü, Washington, Brüksel ve Kiev’in Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO) genişlemesinden ve Batılı askerelerin Ukrayna’daki konuşlanmasından vazgeçse bile, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu talepten geri adım atmayacağını düşünüyor. Buna karşılık, Ukrayna tarafında da Zelenski’nin bu talebi kabul etmesinin aynı ölçüde imkânsız olduğu görüşü hâkim. Zelenski, “barış görüşmelerindeki en zorlu unsurunun toprak meselesi” olduğunu kabul ediyor. Trump yönetimi, bu bölgenin serbest ticaret alanına dönüştürülmesi gibi olası uzlaşılar arayışında; ancak bölgenin kim tarafından yönetileceği sorusu hâlâ yanıtsız.
Bu çıkmaz nasıl açıklanabilir? Soğuk Savaş sırasında Avrupa’nın güvenliğinin Donbas’ın kuzeybatısının kontrolüne bağlı olduğunu söyleseniz, en aşırılıkçı şahinler bile size deli derdi. O dönemde Sovyet askerlerinin, bugünkü birleşik Almanya’ya denk gelen yerin tam ortasında, Fransa sınırına 200 kilometreden daha az mesafede bulunan Fulda Koridoru’nda konuşlu olduğunu hatırlayalım. Donbas, Fulda’ya iki bin kilometre mesafede. Bu karşılaştırma bile Doğu – Batı mücadelesinde Batı’nın kazandığı zaferin büyüklüğü hakkında bir fikir verebilir.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
