BENOÎT BRÉVILLE ve PIERRE RIMBERT
Dikkat! Bu, zamanın, veri akışlarının ve dijital girdapların dışında kalan bir yazıdır. Bu metinin yapısı, ekranlarda hüküm süren ilgi savaşında hayatta kalmaya çalışan gazetecilerin, blog yazarlarının, etkileyicilerin (influencer) ve editörlerin benimsediği yeni kurallara uymaz. Artık her çevrimiçi makalenin ilk cümlesinin önünde yer alan o sihirli sayıyı, yani metni bitirmek için gereken dakika sayısını bilmeden okumaya başlayacaksınız. Bu metinin ana mesajı, bir internet sitesinde gezinirken bakışların kısa sürede başka yerlere kaymasını önlemek için yapıldığı gibi daha giriş kısmında gözünüze sokulmaz.
Bilişim ergonomisi uzmanı Jakob Nielsen, bir göz izleme cihazı yardımıyla yaptığı çalışmada şu sonuçlara ulaştı: “Baskın okuma deseni F harfine benziyor. Okuyucular sol üst köşeden başlayıp sayfayı sağa doğru tarama eğiliminde. Sayfada aşağı doğru indikçe, sağ tarafta bulunan kısma giderek daha az bakıyorlar.” (1) Bir internet sayfasında geçirilen ortalama süre 54 saniye. Ancak ziyaretlerin yarısı 10 saniyeyi bile bulmadan sona eriyor. Haber sitelerinde geçirilen ortalama süre ise iki dakikayı geçmiyor. (2) Eğer içeriğin uzunluğu aşağı doğru kaydırmayı gerektiriyorsa ziyaretçiler ilgilerini kaybediyor. Üstelik akıllı telefonlara sürekli gelen bildirimler, kullanıcıyı taşan mesaj kutularını kontrol etmeye, bir SMS’e cevap vermeye veya Instagram ya da TikTok’un sonsuz akışını kaydırmaya itiyor. Sonsuz bilgiye erişim sağlayan ve dijital formatın mücevherleri olarak kabul edilen hiper bağlantılar bile nihayetinde kavrayışı zayıflatıyor. Konu üzerine yapılan çalışmaların bir derlemesi şu sonuca varıyor: “Bir bağlantıdan diğerine geçmek için gereken ek karar verme süreci ve görsel işlem, okuyucuların bilişsel yükünü artırıyor; bu da bellek kapasitelerini, belki de yetilerini aşacak ölçüde zorluyor.”(3)
TF1’in eski genel müdürü Patrick Le Lay’in 2008’de Coca-Cola’ya satmakla övündüğü “insan beyninin kullanılabilir zamanı” ile dijital platformlar tarafından düzenlenen bilimsel bilinç müzayedelerine kadar geçen süreçte, medya ekonomisinin doğası ve amacı temelde hiç değişmedi. Ancak hızı baş döndürücü bir şekilde arttı.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
