MARMAR KABİR
Gazeteci, Le Monde diplomatique dergisinin Farsça baskısının çevirmeni. Philippe Descamps ve Shervin Ahmadi’nin katkılarıyla.
Çeviri: IŞIL GÜRCAN
Tahran’daki Kapalı Çarşı’da 28 Aralık’ta başlayan ayaklanma hızla radikalleşiyor. “Bu kan yılı!”, “Diktatöre ölüm!” sloganları atılıyor; iktidardaki rejime son verme iradesi her şeyin önüne geçiyor. Kısa süre öncesine kadar yadırganan eski rejimin bayrakları yeniden ortaya çıkıyor; son Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi, yurt dışından toplanma talimatları veriyor.
Yetkililer, aileleri kısa mesaj yoluyla uyarıyor: “Dışarı çıkmayın!”, “Çocuklarınıza dikkat edin!” Onuncu günde, yani 8 Ocak’ta şiddet hâkim oluyor. O noktadan sonra hareketin gerçek isyan boyutunu, dış aktörlerin olası rolünü, polis provokasyonlarının payını veya hükümetin her türlü itirazı bir katliam pahasına bastırma niyetini değerlendirmek imkânsız hale geliyor. Silahlı birliklerin sokaklara inmesinden birkaç saat önce internetin kesilmesi, yabancı gazetecilere vize verilmemesi gibi durumlar çok şey anlatıyor.
İletişimin kesilmesi ve ardından kontrol altına alınması, durumun tüm iç dinamiklerini kavramayı ve baskının bilançosunu net biçimde çıkarmayı engelliyor. Yurt dışı merkezli bazı kuruluşlar, ocak ayı ortası itibarıyla ölü sayısının 3 bin 500’e yaklaştığını kaydediyor. (1) Dini Lider Ali Hamaney ise 17 Ocak’ta yaptığı bir televizyon konuşmasında, “bazıları insanlık dışı ve vahşi biçimde” olmak üzere “birkaç bin” kişinin yaşamını yitirdiğini kabul etti; katliamların sorumluluğunu ise “yabancı ajanlara” yükledi. Yaralı ve tutuklu sayısı binlerle ifade ediliyor. Birçoğu, idama kadar varabilecek cezalarla yüz yüze. Resmi bilanço ise 21 Ocak itibarıyla 3 bin 117 ölü…
Bu yeni şiddet dalgası ve gerçek ya da varsayılan entrikalar, ülkedeki iktidar mücadelesinin uzun tarihine eklenen bir sayfa niteliğinde. 1921 yılında bir darbe ile iktidara gelen Rıza Şah, dört yıl sonra Pehlevi hanedanını kurdu. Ülke petrollerini millileştiren Başbakanı Muhammed Musaddık’ı devirmek isteyen İngilizler ve ABD’liler, 1953 yılında düzenlenen eylemleri kışkırttı ve Şah Muhammed Rıza Pehlevi’den destek aldı. (2) Monarşinin son yıllarına, Şubat 1979 devriminden önce düzenlenen devasa eylemler ve acımasız bir baskı dalgası damga vurdu.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
