• Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim
Salı, Mart 3, 2026
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
No Result
View All Result
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
Anasayfa Yazarlar Aykut Küçükkaya

Sıra kimde?

Savaşçı bir devlete dönüşen İsrail’in Başbakanı Netanyahu’nun ve giderek daha saldırgan bir tutum benimseyen ABD Başkanı Trump’ın açıklamaları, Türkiye’nin de bulunduğu coğrafyada kaos ve şiddetin yayılmasını umursamadıklarını gösteriyor.

3 Mart 2026
in 7, Aykut Küçükkaya, Yazarlar
Savaş başladı: İran’ı ne bekliyor?

AYKUT KÜÇÜKKAYA 

Marmar Kabir’in gazetemizin geçen ay yayımlanan sayısındaki “Dünyadaki kaosu anlamak” dosyasında yer alan İran makalesi şu cümlelerle noktalanıyordu:

“Protestolardan ayaklanmalara uzanan bu  hareketin sürekli tekrarlanması, dinamik bir topluma işaret ediyor; ancak bu toplum, yabancı medyanın etkisiyle daha da belirginleşen güçlü sosyal ve kuşaksal kutuplaşmalarla karşı karşıya. Siyasal sistemin meşruiyetini yitirmesi, sistem içinden “güçlü bir adamın” ya da Washington ve Tel Aviv tarafından onaylanmış bir kurtarıcının sahneye çıkabileceği yanılsamasını besliyor. Böyle bir figür, halkın özlemlerine kök salmış gerçek bir demokratik alternatif olmadan, toplumsal taleplere gerçekten yanıt verebilir mi? Benjamin Netanyahu’nun İran takıntısı, İsrail’in İran ulusunun kendi kaderini tayin etmesini engellemek için her şeyi yapabileceği endişesini artırıyor; bu da Suriye örneğinde görüldüğü gibi, komşu ve rakip bir ülkenin yıkımını teşvik etme riski taşıyor.”

İranlı meslektaşımız Kabir’in yazdığı “Netanyahu’nun İran takıntısı” 28 Şubat 2026 günü savaşa dönüştü. Elinizde tuttuğunuz aylık gazeteniz Le Monde diplomatique Türkçe’nin Mart sayısını baskıya gönderdiğimiz gün tüm dünyanın beklediği saldırı gerçekleşti; ABD ve İsrail, İran’a saldırdı. İran da ABD üslerinin olduğu bölge ülkeleri ile İsrail’e misilleme saldırıları düzenledi. Bu satırları yazdığım saatlerde “İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği” bilgisi teyit edilmişti!..

Emperyalizm bir kez daha yangın yerine dönen Orta Doğu coğrafyasında yeni bir düzen, yeni bir harita istiyor. ABD, Orta Doğu ülkelerinin İsrail’e diz çökmesini, “itaat etmesini” bekliyor. Ve bir süredir kulaktan kulağa sıranın Türkiye’de olduğu dillendiriliyor. ABD’de eski askerler Türkiye’yi hedef yapan demeçler veriyor. 30 yıl önce ABD’nin çizdiği Büyük Orta Doğu Projesi bölgede adım adım ilerliyor. Savaşçı  bir devlete dönüşen İsrail’in Başbakanı Netanyahu’nun ve giderek daha saldırgan bir tutum benimseyen ABD Başkanı Trump’ın açıklamaları, Türkiye’nin de bulunduğu coğrafyada kaos ve şiddetin yayılmasını umursamadıklarını gösteriyor.

Sınır komşusu Türkiye, Rusya ve Çin, İran’a yönelik saldırıyı dikkatle izliyor. ABD’nin son dönemdeki her hamlesi – Çin, Venezuela ham petrolünün en büyük alıcısıydı – Çin’in enerji musluklarını kapatma hedefini içeriyor. İran’da mollaların iktidardan düşmesi, bu hedefte Washington’un Pekin’e yönelik son hamlesi olabilir. Peki!.. ABD’nin çizdiği bu ağır tablo Pekin için “savaş sebebi olabilir mi?” Dünya savaşına dönüşecek bu sorunun yanıtını şu an için bilemiyoruz, içinde bulunduğumuz kaosta kestiremiyoruz. Bildiğimiz tek şey, Pentagon’un, Kongre’ye sunduğu son raporda Pekin’in Amerikan savunma tesislerinin önemli bir bölümünü yok etme kapasitesine sahip olduğunu ileri sürmesi!..

Yazıya İranlı meslektaşımız Marmar Kabir’in geçen ay kaleme aldığı makalenin son cümleleriyle başlamıştık. Noktayı da elinizde tuttuğunuz Mart sayımızda yer alan Bernard Hourcade’in “İran’ı ne bekliyor?” başlığı altında – Hourcade’in 12. ve 13. sayfalarda yer alan yazısı İran’a yönelik saldırıdan önce kaleme alınmıştır – savaşın gölgesinde Tahran’da yaşananları anlattığı analiziyle koyalım:

“İran’daki teokratik rejim, ABD ve İsrail’in saldırıları karşısında geri adım atmaya niyetli görünmüyor. Rejimi değiştirmeyi hedefleyen ABD güç kullanmaya başlarken, İran’ın orta sınıf elitleri ise fırsat bekliyor. Ancak bilinenin aksine Tahran’da iktidar tek bir kişinin elinde değil; ideolojik, ekonomik ve polis gücünden oluşan sistemin elinde. 2026 yılı muhtemelen belirleyici olacak. Ancak yanıt, ellerinde ABD’ye karşı kullanabilecekleri bir kart olan İranlı İranlıların elinde.”

Tags: ABDİRANİsrailLe Monde diplomatique Türkçe Mart 2026ORTA DOĞUSAVAŞTÜRKİYE
Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı

Hakkında

Le Monde diplomatique Türkçe

Aylık olarak yayınlanır.

Kategoriler

  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat

Bağlantılar

  • LMd Dijital Abonelik
  • LMd Abonelik
  • Reklam
  • Arşiv
  • Dünyada LMd
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • ————
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bu internet sitesi çerezleri kullanır. Bu internet sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Çerez Politikası sayfamızı görüntüleyin.
Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?