AKRAM BELKAÏD
Hizbullah’ın İsrail’in kuzey ve orta bölgelerine yönelik roket saldırılarına yanıt veren Tel Aviv, şubat ayının son günlerinde Lübnan’a karşı büyük çaplı bir askeri misilleme operasyonu başlattı. Beyrut’u da hedef alan yoğun bombardımanlar, aralarında en az 200 çocuğun da bulunduğu binden fazla kişinin ölümüne ve bir milyon kişinin zorla yerinden edilmesine neden oldu. Hizbullah’ın, İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney’in ölümüne yanıt olarak düzenlediği saldırılar gözlemcileri şaşırttı. 2024 sonbaharındaki yenilginin ardından zayıfladığı düşünülen Hizbullah’ın çatışmaları yeniden başlatma kararı, aynı yılın kasım ayı sonunda varılan ateşkesin kesin olarak bozulmasına yol açtı. Bu kırılgan ateşkes, Güney Lübnan’a yönelik bombardımanlar ve hedefli saldırılar düzenleyen ve bölgedeki tarım arazilerini kasten tahrip eden İsrail tarafından zaten her gün ihlal ediliyordu.
İsrail’in izlediği strateji, çatışmaların başlamasından yaklaşık bir ay sonra net olarak görülüyor. Tel Aviv ilk olarak, iki ülke arasındaki sınır ile 30 kilometre kuzeyde yer alan Litani Nehri arasında insandan tamamen arındırılmış bir tampon bölge oluşturmak istiyor. Savunma Bakanı Israel Katz’a göre İsrail ordusu, Gazze’de yürütülen operasyonlardan ilham alıyor. Başka bir deyişle, 1978 ile 2000 yılları arasında İsrail işgali altında kalan bölgede yaşamı imkânsız kılmak amacıyla yapıların ve altyapının neredeyse tamamen yok edilmesi hedefleniyor.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
