PHILIPPE BAQUÉ
Gazeteci.
Aspres bölgesindeki (Pyrénées – Orientales) dört buçuk hektarlık bir üzüm bağı, ekinlerin beş metre üzerinde sıralar halinde dizilmiş güneş panellerini destekleyen çelik direklerle dolu. Panelleri sürekli güneşe doğru yönlendiren motorlar hafif bir uğultu çıkarıyor. Toprak seviyesindeki yüzlerce sensör nemi, sıcaklığı, ışığı ve asma sürgünlerinin gelişimini ölçüyor. Bu veriler, Sun’Agri adlı şirkete ait Lyon’daki yapay zekâ destekli bilgisayarların, güneş panellerinin eğimini kontrol etmesini sağlıyor. Amaç, hem tarımsal verimi hem de elektrik üretimini en iyi seviyeye çıkarmak.
Bağların sahibi Pierre Escudié, “Bu şirketle 2017 yılında, tarlalarımı kuraklıktan korumak için iletişime geçmiştim. Yazın günde beş saatlik gölge sayesinde asmalar korunuyor ve ihtiyaç duydukları her şeyi alıyorlar. Bu sistem tarımsal açıdan iyi çalışıyor. Su tasarrufu sağlıyorum ve şarabın alkol oranını bir derece düşürüyor. Verim konusunda ise henüz bir şey söyleyemem” diye konuşuyor.
Bu parsel, alanında öncü olan Sun’Agri şirketinin vitrini haline gelmiş durumda. Sun’Agri Genel Müdür Yardımcısı Cécile Magherini şunları söylüyor: “Agrivoltaik sistemler, ‘şemsiye etkisi’ prensibine dayanır: Bitkileri küresel ısınmanın etkilerinden korumak için onlara gölge sağlamak ve fotosentez yapmaları gerektiğinde ise ışık almalarına izin vermek… Güneş panellerimiz tarafından üretilen elektriği satarak, bu düzeneği finanse ediyor.” Elde edilen gelirler çiftçiye ya da arazi sahibine de fayda sağlıyor. Sun’Agri tarafından hektar başına yıllık iki bin Avro ödeme yapılıyor ve bu ödeme 30 yıl boyunca sürüyor. (1)
Dinamik agrivoltaik sistemler, 2009 yılında Fransa’da Sun’Agri ile bugünkü adıyla Ulusal Tarım, Gıda ve Çevre Araştırma Enstitüsü (Inrae) arasındaki bir kamu-özel sektör ortaklığından doğdu. Bu süreç, Çevre ve Enerji Yönetimi Ajansı (Ademe) tarafından 25 milyon Avro’luk bir bütçeyle desteklenen üç araştırma programıyla yürütüldü. Inrae Araştırma Direktörü Christian Dupraz şunları söylüyor: “Agrivoltaik sistem terimini, 2011 yılındaki bir dahili yazışmada, bu kadar büyük bir başarı elde edeceğini bilmeden ben ortaya attım. Ekinlerin güneş ışığının yalnızca üçte birini kullandığını ve geri kalan üçte ikisinin elektrik üretimine ayrılabileceğini keşfetmiştim.”
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
