• Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim
Çarşamba, Haziran 3, 2026
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
No Result
View All Result
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
Anasayfa Konuk Yazarlar Hazal Ocak

Kömürün ağır faturası

BM İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, Avrupa’nın en fazla kömür kirliliği yaratan ülkesi konumunda. Bu durumun çevreden sağlığa, ekonomiden siyasete kadar uzanan ağır sonuçları var. Kömürden çıkış için net adımlar atılmaması ise bu durumun kimin işine yaradığı sorusunu akıllara getiriyor.

3 Haziran 2026
in Gündem, Hazal Ocak, Konuk Yazarlar
ABD’NİN BİR PLANI VAR

HAZAL OCAK

5 Haziran 1972; Stockholm… Birleşmiş Milletler (BM) tarihinde ilk kez çevre sorunları bir konferansın gündemine girdi. O toplantının yıl dönümü Dünya Çevre Günü olarak kutlanıyor. İklim ve çevre sorunlarıyla boğuşan Türkiye için çevre günü alışılmadık bir ağırlık taşıyor; çünkü BM İklim Zirvesi COP31, kasım ayında Antalya’da yapılacak.

İklim Zirvesi sürecini takip ederken masama iki yeni belge düştü. İlki, Greenpeace Türkiye’nin Mayıs 2026’da yayımladığı “Türkiye’de Kömürün Gizli Maliyeti” raporu. Diğeri ise Brown Üniversitesi’nden Doç. Dr. Jennifer Hadden ve ekibinin Energy Policy dergisinde yayımlanan Türkiye, Hindistan ve Güney Afrika’daki kömür projelerine yönelik kamuoyu araştırması. İkisi birlikte okunduğunda net bir tablo ortaya çıkıyor: Türkiye’de kömür artık yalnızca bir çevre sorunu değil, gizlenmiş bir ekonomik tercih ve açık bir siyasi hesap hatası olabilir.

Kömürün maliyeti elektrik faturasında yazmıyor. Komşunuzun çocuğunun bronşiti, kirlenen suyunuz ve toprağınız, bunların hiçbiri ödeme makbuzuna girmiyor. Ama gerçekler, hesaplanabilir mi? Greenpeace’in raporu bu maliyeti üç kategoride değerlendiriyor: Kömüre yönelik devlet destekleri, kömür kullanımının sağlık ve çevre üzerindeki etkileri ve kömür kullanımının yenilenebilir enerji yerine tercih edilmesinden kaynaklanan ek elektrik maliyetleri. Raporda yapılan kaba tahminlere göre, Türkiye’de kömürün gizli maliyeti yılda 590 milyar liranın üzerinde.

Sağlık ve Çevre İttifakı’nın (HEAL) analizine göre kömür kirliliğinin sağlık sistemi üzerindeki maliyetinin yılda 5.88 milyar Avro olduğunu görüyoruz. Bu rakam, Türkiye’nin yıllık sağlık harcamalarının dörtte biri. Rapora göre somut tablo şöyle şekilleniyor: “2019’da kömür santrallerinden kaynaklanan beş bin erken ölüm, çocuklarda 26 bin 500 bronşit vakası, üç bin erken doğum, 1.4 milyon iş günü kaybı.”

Yine rapora göre, geçen yıl kömürlü santrallerden üretilen 121 teravat saatlik elektrik güneş ve rüzgârdan karşılansaydı, hanelerin elektrik faturası yılda 2 bin 186 lira daha düşük olacaktı. Bu kalemlerin toplanması sonucu ortaya çıkan 592 milyar liralık gizli maliyet, hane başına 21 bin 529 liralık bir yük anlamına geliyor; bu da en düşük emekli maaşının (20 bin TL) üzerinde. Bu hesaba göre her hane farkında olmadan ağır bir fatura ödüyor: Görünmez bir vergi borcu…

KÖMÜRE DESTEK
OLAN SİYASETÇİYE
DAHA AZ DESTEK VAR

Doç. Dr. Jennifer Hadden ve ekibinin üç ülkede yaptığı anket ve görüşmeler ise vatandaşların rüzgâr ve güneş enerjisini kömüre açık ara tercih ettiğini gösteriyor. İnsanların kömüre karşı çıkmasının başlıca nedeni aslında iklim kaygısı değil; hava kirliliği ve sağlık. Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu ise şu: “Kömür artık siyasi bir yük.” Çalışmaya göre kömür projesi destekleyen siyasetçiler seçmenden daha az destek görüyor. Hadden’a göre geliştirilmekte olan kömür projelerini durdurmak siyasi açıdan da mantıklı. Son yıllarda Türkiye’de pek çok kömür projesinin kamuoyu baskısıyla iptal edilmesi de bu sonucu destekler nitelikte.

Araştırma aynı zamanda rahatsız edici bir soruyu da gündeme getiriyor: Halkın istemediği bu projeler neden devam ediyor? Hadden’ın bu soruya yanıtı şöyle: “Bu talep halktan gelmiyor. Devlet ya da projeyi geliştirenler, kamuoyuyla örtüşmeyen kararlar alıyor.” Burada tekrar çevre politikasının kimin için yapıldığı sorusu akla geliyor.

Bu sorun tam bir kangrene dönüşmüşken kömürü salt çevre meselesi olarak çerçevelemek yeterli olmaz. Kömür madenciliği ve termik santralcilik on binlerce işçinin geçim kaynağı. Bunu görmezden gelmek mümkün değil. Ancak Greenpeace raporu, hem kömürde ısrar etmenin hem de politika belirsizliğinin işçilere de zarar verdiğini gösteriyor. Bunun birçok örneği var: Birikmiş ücretleri için 200 kilometre yürüyen Doruk Madencilik işçileri, ani bir devir kararıyla belirsizliğe sürüklenen İzmir’deki Polyak Eynez işçileri, kapatma kararı açıklanan Konya Şeker bünyesindeki Soma Termik Santrali… Binlerce emekçi derin bir belirsizlikle karşı karşıya. Yani adil geçiş yoksa işçi de kaybediyor, toplum da.

Türkiye kasım ayında küresel fosil yakıt geçiş tartışmasının dönem başkanlığını üstlenecek. Kömür hâlâ ülkenin en büyük elektrik kaynağı ve Türkiye Avrupa’nın en fazla kömür kirliliği yaratan ülkesi. Devlet, kömür kapasitesini 2035’e kadar 24.3 gigavat’a çıkarma planlarını sürdürüyor. 2022’den bu yana yeni bir kömür santrali devreye alınmadı ve inşaat aşamasında yeni santral yok. Ancak Afşin – Elbistan A santraline yönelik genişleme planları, kömürün halk sağlığı, çevre ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini derinleştiriyor.

Stockholm’de 1972’de şu öğrenildi: Çevrenin korunması tesadüfe bırakılamaz. 54 yıl sonra aslında benzer sorunların belki de daha katmerli halini konuşuyoruz. İki belgeyi birlikte mercek altına aldığımız şu çıkıyor ortaya: Kömürün faturasını en çok işçiler, hastalar, vatandaşlar, kirlenen doğa ve topraklar ödüyor. Tam da bu yüzden 5 Haziran çevre gününün kömürle çok ilgisi var.

Tags: 5 HaziranCOP31DÜNYA ÇEVRE GÜNÜKömürkömürlü termik santralLe Monde diplomatique Türkçe Haziran 2026MaliyetsağlakTERMİK SANTRALZarar
Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı

Hakkında

Le Monde diplomatique Türkçe

Aylık olarak yayınlanır.

Kategoriler

  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat

Bağlantılar

  • LMd Dijital Abonelik
  • LMd Abonelik
  • Reklam
  • Arşiv
  • Dünyada LMd
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • ————
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bu internet sitesi çerezleri kullanır. Bu internet sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Çerez Politikası sayfamızı görüntüleyin.
Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?