SERGE HALIMI
4 Ocak; yıl daha yeni başlamış… Uçağıyla Washington’a dönen ABD Başkanı, formda görünüyor. Mar-a-Lago’da golf oynamış; önceki gün ABD ordusu komandoları tarafından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasını canlı olarak izlemiş. Tam bir sürpriz; mükemmel bir operasyon… Donald Trump, gazetecilerle konuşmaya her zamankinden daha hevesli. Dizginlerinden salınmış bir halde, birkaç dakika içinde altı ülkeyi birden tehdit ediyor. Kısa süre önce saldırdığı Venezuela ve Küba’nın – operasyonda Maduro’nun Kübalı 32 koruması da öldürüldü – yanı sıra yedi ay önce bombaladığı İran’ı da hedef alıyor. Listeye, Kolombiya, Meksika ve Grönland da ekleniyor.
Etrafındaki gazeteciler de durumdan çok keyif alıyor. Trump bir ülkeyi suçlar suçlamaz, gazeteciler onu daha sert konuşmaya teşvik ediyor: “Yani Kolombiya’da bir ABD operasyonu olacak mı?”; “Küba’da bir ABD operasyonu düşünüyor musunuz?”; “Grönland’a karşı harekete geçmeyi düşünüyor musunuz?” Florida’dan dönenler arasında yer alan bir isim özellikle kıpır kıpır; adeta mutluluktan parlıyor: Güney Karolina’nın Cumhuriyetçi Senatörü Lindsey Graham… Başkan, kuklalar gibi kafasını sallamayı bıraksın diye mi ona söz veriyor bilinmez ama her söz aldığında böbürleniyor: “Venezuela’yı hallettik, Küba’yı hallettik, Kolombiya’yı hallettik… Trump, cinayet işleyen, tecavüz eden ve bize uyuşturucu gönderen narko-terörist diktatörlerin bulunduğu uyuşturucu hilafetini arka bahçemizden temizliyor. (…) Biraz bekleyin, sıra Küba’ya, rahipleri ve rahibeleri öldüren komünist diktatörlüğe de gelecek. Günleri sayılı.”
Graham’ın sözleri, yeni yıl dilekleri dönemine yakışır bir mutlu son da barındırıyor: “Umarım 2026’da, arka bahçemizde Amerikalıları öldüren narko-terörist diktatörler değil, Amerika ile iş yapan müttefikler olacak. O gün büyük bir gün olacak.” Ardından Trump’a dönerek, “Sizin yaptıklarınız sayesinde, bugün dünyada herkes daha farklı düşünüyor” diyor. Başkan ise yarı düşünceli bir tavırla devam ediyor: “Bu arada, Meksika hakkında bir şeyler yapmamız gerekecek.” Graham ise bir kez daha onaylayarak kafasını sallıyor ve ekliyor: “Grönland’a da ihtiyacımız var.”
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
