TOM STEVENSON
Gazeteci. Bu metnin daha uzun bir versiyonu 11 Eylül 2025 tarihli London Review of Books dergisinde yayınlanmıştır.
Uzun süre iç savaş ve ölüm mangalarıyla özdeşleşen El Salvador, daha sonra çete şiddetiyle anılır hale geldi. Ancak bu imaj da artık eskimeye yüz tutuyor. 2019’da iktidara gelen ve 2024 yılındaki seçimi yüzde 85 oy oranıyla kazanarak ikinci beş yıllık dönemine başlayan Nayib Bukele’nin başkanlığı döneminde, ülkeyi adeta kasıp kavuran iki pandilla (çete) büyük ölçüde etkisiz hale getirildi: MS-13 olarak bilinen Mara Salvatrucha ile Revolucionarios ve Sureños adlı iki koldan oluşan Barrio-18’in üyeleri ya hapse atıldı ya da bir şekilde ortadan kayboldu. 2010’lu yıllarda ülkedeki şiddet zaman zaman Irak ya da Suriye ile karşılaştırılabilecek seviyelere ulaşabiliyordu. Ancak 2024’teki cinayet oranı, önceki on yılın ortasına kıyasla yüzde 98 oranında düşüş gösterdi. Bu dönüşümün ardında, ülkedeki her yüz yetişkin üçünün hapse atılmasıyla sonuçlanan bir “şok yöntemi” yatıyor. Bukele, bu yöntem sayesinde, “dünyanın cinayet başkenti olan bu ülkeyi Batı yarımkürenin en güvenli ülkesi haline getirmekle” övünüyor.
El Salvador’u anarşiyle anılan bir ülke imajından kurtarıp dünyadaki en yüksek tutukluluk oranına sahip ülke konumuna getirmek, hukukun üstünlüğü ilkesinin ortadan kaldırılmasını gerektiriyordu. (1) Yasama Meclisi’nin Cumhurbaşkanı Nayib Bukele’nin talebi üzerine Mart 2022’de olağanüstü hal ilan etmesinin ardından Anayasa’nın sağladığı güvenceler askıya alındı. Artık herkes, herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve hâkim karşısına çıkarılmadan tutuklanabiliyor. Ancak Bukele bununla da yetinmedi; birçok muhalif ya hapse atıldı ya da sürgüne gönderildi. Devletin şiddet üzerindeki tekelini yeniden tesis eden ve kendisini “dünyanın en havalı diktatörü” ilan eden genç lider, bu tekeli kendi yararına kullanmaya başladı. Ülkenin cezaevi sistemini, ABD’nin sınır dışı ettiği göçmenler için bir tür “denizaşırı Gulag” olarak kullanmasına izin vererek, Amerikan sağının da gözdesi haline geldi.
“Dışlanmış” bir birey olmaktan çok uzak bir karakter olan El Salvador Devlet Başkanı, fırsatçılık yaparak sistem karşıtı aday rolüne soyunan ayrıcalıklı bir profilin tipik örneği. 1981 doğumlu olan Bukele, reklam, tekstil, ilaç ve otomotiv gibi çeşitli sektörlerdeki faaliyetleriyle servet kazanan milyoner girişimci Armando Bukele Kattán’ın (1944-2015) beşinci oğlu. Yerel elitin çocuklarının eğitim gördüğü iki dilli bir kurum olan Panamerikan Okulu’nda eğitim gören genç Bukele, ailesine ait reklam şirketlerinde yöneticilik yaparken siyasetle tanıştı. 2000’li yıllardan beri Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesi (FMLN) adlı sol partinin imaj çalışmalarını ve seçim kampanyalarını yürüten bu ajanslar, Bukele’nin siyasi kariyeri için bir sıçrama tahtası görevi gördü.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
