EVGENY MOROZOV
Bilginin seçilmesi ve öne çıkarılmasına yönelik bir platform olan The Syllabus’un direktörü. Fransızca olarak yayınlanan en son kitabı “Les Santiago Boys” (Divergences, Quimperlé, 2024) aynı adlı podcast’e dayanmaktadır.
Söz konusu Donald Trump olduğunda, abartılı hareketler ile olayların özünü kolaylıkla birbirine karıştırabilirsiniz. İlki, yani; hakaretler, gümrük kaprisleri, kripto para kaçakçılığı, bakanlık melodramları, kameralar için özel olarak ayarlanmış gaddarlıklar bütün dikkatleri bir sirkin ortasındaymış gibi kendisine çekiyor. İkincisi ise dolar cinsinden ifade ediliyor ve Amerika Birleşik Devletleri tarihinin nominal değer bakımından en büyük savunma bütçesi anlamına geliyor: 1.5 trilyon dolar. Bu rakam, reel değer olarak ülkenin Adolf Hitler’e karşı savaştığı dönemde ulaşılan yıllık zirveye yakın. Böyle bir meblağı bir araya getirmek için, kendi çocuklarını bile borçlandırmaktan, yani onları besleyen, eğiten ve tedavi eden kamu hizmetlerini budamaktan çekinmeyen bir adamın aritmetik zarafetine ihtiyaç vardır.
Bu bütçenin, Amerikan devletinin, ekonomisinin ve dünya düzenindeki yerinin yapısal dönüşümünü finanse etmesi bekleniyor. Ekonomist Fred Block’un “gizli kalkınmacı devlet” (1) olarak adlandırdığı İleri Savunma Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) yatırım fonu In-Q-Tel, Ulusal Laboratuvarlar ve diğer araçlar uzun zamandır var olsa da cumhuriyet artık serbest piyasa maskesini düşürüyor. Artık Washington, faaliyet alanlarını seçiyor, fiyatları belirliyor, özel şirketlerden hisseler alıyor ve yaptığı uluslararası yardımları, bu yardımlardan yararlanacak olanların siyasi sadakatine göre belirliyor; üstelik bütün bunları açıkça yapıyor. Soğuk Savaş’tan ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonraki döneme ait kelime dağarcığı artık duruma uygun düşmüyor. “Askeri Keynesçilik”, savunma harcamalarını artırarak toplam talebi canlandırmak anlamına geliyordu. “Askeri neo-liberalizm” de özel yükleniciler ve kuralsızlaştırılmış lojistik zincirleri aracılığıyla aynı şeyi hedefliyordu. Bugün tanık olduğumuz şey bir bütçe meselesi değil, bir tahsisat meselesidir: Hangi şirketlerin, hangi fiyatları uygulayarak, hangi girdilerle, hangi sektörlerde ayakta kalabileceğine karar vermektir. Yaklaşan savaş, fiziki olmaktan ziyade ekonomiktir; savaş alanları ise tedarik zincirleri, darboğazlar ve bilanço tabloları olacaktır.
GERİDE KALMAK
TESLİM OLMAK
ANLAMINA GELİYOR
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
