MUSTAFA K. ERDEMOL
ABD tarafından 28 Şubat 2026’da Tahran’a düzenlenen hava saldırısında yaşamını yitiren İran İslam Cumhuriyeti dini lideri Ali Hamaney’in ölümünden haftalar sonra düzenlenen defin törenlerini bir gazeteci olarak izleme şansım oldu. Kabul edilmeli ki son yılların en önemli dini / politik olaylarından biriydi Hamaney’in katli. Çünkü İran devlet sistemi içindeki konumu açısından Hamaney büyük bir hedefti. ABD / İsrail – İran gerginliğinin bu noktaya geleceğini kimse tahmin de edemezdi. Dini liderin kaybının, ülkeyi aylarca sarsan protestoların dindiği bir zamanda gerçekleşmesinin İran yönetimine bir nefes alma olanağı yarattığını söylemem garip gelebilir. Ancak, saldırganların düşündüklerinin aksine Hamaney’in katledilmesi ülkede varolan sorunları derinleştirmek yerine birliği sağlayıcı bir etki yarattı.
Cenaze töreni İran yönetimi içinde gittikçe derinleşen çatlakları görünmez hale getirdiği gibi, halkın dış tehdide karşı yönetimle birlik olmasını da sağladı. Çünkü yakın zamanda ABD’nin egemen bir ülke olan Venezuela’nın devlet başkanını kaçırarak hapsetmesi İran feodal onur anlayışı açısından kabul edilir bir durum değildir. O nedene Nikolas Maduro’nun başına gelenlerin benzerlerinin kendi liderleri için tekrarlanmasını kolay kabul edecek değil İranlılar. Belki de bu nedenle Hamaney’in “kaçırılıp, mahkum edilmektense” şehit edilmesi elbette tercih edilir. Şehitlik Şia kültüründe en yüksek mertebe kuşkusuz.
Şii yas kültürü açısından son derece ilginç bir törendi Hamaney’in uğurlanması. Beden bütünlüğü olmadığı söylenen (sadece bileği ile bir kaç parmağı var deniyor) naaş önce Tahran’da, sonra Kum kentinde, ardından Şii kutsal mekanlarının bulunduğu Irak’ın Necef ile Kerbala kentlerinde dolaştırıldı; nihayet yeniden İran’a getirilerek Meşhed kentinde toprağa verildi. Hayli uzun bir yolculuktu naaşa yaptırılan.
2 Temmuz’da başlayan dokuz günlük defin töreni olağanüstü önlemler eşliğinde yapıldı. Tahran’da kortejin geçeceği güzergâh değiştirildi, internet kısıtlamalarının yanısıra yasak noktalar oluşturuldu. 3 Ocak 2020’de yine ABD tarafından Irak’ta öldürülen Kasım Sülreymani’nin cenaze töreninde yaklaşık 30 kişinin hayatını kaybettiği izdihamın tekrarlanmaması için ilk yardım ekipleri, gönüllü sağlık birimleri kuruldu. Kortejin geçtiği güzergâh başta olmak üzere Tahran’ın tüm sokaklarında, caddelerinde halka su, yiyecek, meyve ikram edildi.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
