DANIEL ZAMORA
Brüksel Özgür Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü. Bu metnin bir versiyonu, New Left Review’un blogu Sidecar’da yayınlanmıştır.
Komünist direnişçi François Marie Claessens, Ağustos 1941’de Anvers’te tutuklandı. Birçok Belçikalı yoldaşıyla birlikte Neuengamme Toplama Kampı’na sürüldü, ardından da siyasi muhaliflerin büyük bölümünün tutulduğu Dachau Toplama Kampı’na gönderilirdi. Acımasız sorgular ve insanlık dışı yaşam koşullarında güçlükle hayatta kaldı.
Arkadaşlarının “Bob” diye seslendiği Claessens, yaşanan bu dehşetin ortasında olağanüstü bir hikâye anlatıcısı olarak öne çıkıyordu. Karl Marx’ın diyalektiğinden teolojiye ve Belçika sanat tarihine kadar pek çok konuda bitmek bilmeyen öyküler anlatarak koğuş arkadaşlarının hayata tutunmasına, içinde bulundukları gerçekliği bir süreliğine de olsa unutmasına yardımcı oluyordu. Fransız Gaullist siyasetçi Edmond Michelet, “Dachau Üzerine Anılar” adlı eserinde şu ifadeleri kullanıyor: “Tanık olduğumuz ve Hieronymus Bosch’un bile öngöremediği cehennem manzaralarının yerini Genç David Teniers’nin canlı ve neşeli sahneleri alıyordu. (…) Bob’un epik şenliği, parçası olduğumuz o ölüm dansına galip geliyordu.” (1)
Claessens’in anlatmayı sevdiği hikâyelerden biri de Pieter Bruegel’in ölümü üzerineydi. Belçika’da uzun yıllardır anlatılan bir efsaneye göre ressam, sırtını döndüğü bir Flaman manzarasını, başını bacaklarının arasına sokmuş halde incelerken geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Bu hareketindeki amaç, manzaranın pitoresk (resimsi) yönünü azaltarak genel yapısını kavrayabilmekti. Ressam, daha iyi tasvir edebilmek için dünyaya yabancılaşmaya çalışıyor, bunun için de manzaraya baş aşağı bakıyordu. Her ne kadar doğrulayacak somut bir kanıt olmasa da bu anlatı Bruegel’in estetiğini oldukça iyi yansıtır: Dünyayı tuhaf ve absürt gösteren, ona dışarıdan bakıyormuş hissi yaratan bir üslup.
MEKANLAR İLE
FİGÜRLERİN
GARİP İLİŞKİSİ
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
