Çeviri: YAREN ŞAHİN
7 yaşındayken Mahmut Derviş, Mahmut Derviş değildi. O çocuğu çok iyi hatırlıyorum. Sakin bir çocuktu ve rahat bir yaşam sürüyordu. Beş yaşında okula başlamıştı. Sanırım başarılı bir öğrenciydi. Zannediyorum biraz macera tutkunu bir yapısı da vardı. Akka yakınlarındaki El-Birve adında küçük bir köyde yaşıyordu (1).
Bir gün okuldan eve döndüğünde annesini evde bulamadı. Annesinin babaannesiyle birlikte Akka’ya gittiğini söylediler. Akka’nın bir şehir olduğunu dahi bilmeden, hiç düşünmeden onların yanına gitmeye karar verdi. Ana yola çıktı ve saatlerce yürüdü. Hiç korkmadı, sadece biraz susadı. İnatçı bir çocuktu ve annesine kavuşmayı çok istiyordu. Büyük bir macera yaşadığı hissine kapıldı. Sokakları, evleri ve insanlarıyla bir şehrin ne demek olduğunu ilk kez orada keşfetti. Elbette annesini orada bulamadı ve biraz ağladıktan sonra geri dönmeye karar verdi. Köye vardığında, herkesi kayboluşundan dolayı büyük bir endişe içinde buldu. İçine düşüp düşmediğini anlamak için köydeki bütün kuyulara bakmışlardı. Bir köyde bir çocuk kaybolduysa, köylüler önce kuyuları kontrol ederdi. Bu anıyı çok net hatırlıyorum.
O gün kuyuya düşen çocuk yoktu ama birkaç gün sonra kuyuya başka bir şey düştü. Bir ilk bahar gecesiydi. (2) Tüfek sesleri babamı uyandırdı. O sırada çocuk olan beni, birkaç mutfak eşyasıyla birlikte yanlarına aldılar. Bütün aile zeytinliklerin arasından, ay ışığı altında yürüyerek birkaç saat sonra Lübnan’a ulaştı. O an o çocuk, ilk kez bir “mülteci” olduğunu anladı. Yine aynı gün, birlikte yaşadığı ayın da bir kuyuya düşmüş olduğunu anladı.
Onu Lübnan’da, Filistinli mülteci kamplarındaki haliyle çok net anımsıyorum. Dünyayı gerçek anlamda kavramaya başladığı yer orasıydı. “Sürgün”, “İsrail”, “geri dönüş” gibi kelimelerin ne anlama geldiğini bilmiyordu. Hiçbir çocuğun bu kelimelere ihtiyacı yoktur ama onun vardı; o bu kelimelerle yaşamak zorundaydı. Çocuk, aniden çocukluktan yetişkinlerin dünyasına adım attı. Filistin dramının farkına varması ise bu dramı bizzat yaşayarak gerçekleşti. Bu farkındalık kelimelerle geldi ve çocuk, sözün dünyasına böyle adım attı.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
