RENAUD LAMBERT, FRÉDÉRIC LEMAIRE ve JULIEN TRÉVISAN
Ekonomist ve matematikçi.
Yaklaşık otuz yıldır görülmemiş bir durum… Ve bu durum, uluslararası para sisteminde bir şeylerin yolunda gitmediğine işaret ediyor. ABD Hazine Bakanlığı, 31 Temmuz 2026’da piyasaya büyük çaplı bir müdahalede bulunarak Japon yenini destekledi. Birkaç gün sonra Financial Times’ta yayımlanan haberde, “Washington’un bir yabancı para biriminin kurunu istikrara kavuşturmak için yaptığı tarihi müdahale, yatırımcıları şok etti” denildi. (1) Peki neden böyle bir operasyon yapıldı?
Bu sorunun iki cevabı var. İlki konjonktürel. Yen, son birkaç yıldır sürekli değer kaybediyor. Bunun nedeni, Japonya Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranıyla – neredeyse sıfır – başta Washington olmak üzere diğer başkentlerdeki faiz oranları arasındaki fark: ABD’deki faiz oranı yüzde 5’in üzerinde. Finans dünyasının bu fırsata atlaması için daha fazlasına gerek yok. Yatırımcılar açısından, düşük maliyetli bir para biriminden borçlanıp elde edilen meblağı daha yüksek getiri sağlayan bir para birimine yatırmak ve aradaki farkı cebe indirmekten daha kolay ne olabilir? “Carry trade” olarak adlandırılan bu strateji, özellikle ucuz olan yenin uzun zamandır yatırımcıların “gözdesi” olmasını sağlıyor; spekülatif işlemleri de Japon para birimi üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırıyor. Yavaş yavaş gerçekleşen bu değer kaybı, özellikle hidrokarbonlar alanında Japonya’nın ithalat maliyetlerini artırdı.
İran savaşı nedeniyle petrol fiyatlarının yükselmesi ve doların 164 yen sınırını aşması – kırk yıldır görülmemiş bir düzey – Tokyo’yu nihayet harekete geçmeye zorladı. Bu operasyon, Japonya’nın kendi para birimini desteklemek için yen satın almasını gerektiriyordu. Beyaz Saray ise Japonya’nın gerekli likiditeyi sağlamak için en büyük yabancı alıcısı konumunda olduğu ABD Hazine tahvillerinin bir bölümünü satmasından endişe etti. Böyle bir satış dalgası, zaten tarihi seviyelerde olan ABD’deki faizlerin daha da yükselmesine neden olabilirdi. ABD’nin ne pahasına olursa olsun kaçınmak istediği tam olarak buydu: Ülkenin otuz yıllık borçlanma maliyeti, son yirmi yıldır hiç görülmemiş seviyelere ulaşmış durumda. (2) Sonuç olarak ABD Hazine Bakanlığı, yen satın almaya karar verdi. Bunu yaparken dünyayı absürt bir duruma sürüklemekten de çekinmedi.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
