• Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim
Cuma, Nisan 3, 2026
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
No Result
View All Result
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
Anasayfa LMd

Epstein Paris’te…

Bir haber konusu olarak ele alınan “Epstein davası”, sosyolojik bir bakış açısıyla incelenmeyi hak ediyor. Zira adli makamların açıkladığı milyonlarca belge, sadece istisnai bir suç vakası hakkında bilgi vermekle kalmıyor; lüks mahallelerde yaşananlara da ışık tutuyor. Paris’in 16. bölgesi gibi.

3 Nisan 2026
in Gündem, LMd
Savaş ozanları

MONIQUE PINÇON-CHARLOT

Sosyolog ve Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nin (CNRS) eski araştırma direktörü.

Jeffrey Epstein, 1953 yılında New York’un işçi sınıfı mahallesi Brooklyn’de yaşayan mütevazı bir Yahudi ailede doğdu. Babası belediyede bahçıvan, annesi ise çocuk bakıcısıydı. Yıllar içinde kurduğu ilişkiler ağı sayesinde hızla olağanüstü bir servet edinmeyi başardı. (1)

ABD’de yaşayan İngiliz silah tüccarı Douglas Leese ile kurduğu ilişki onun için belirleyici oldu. Leese tarafından Birleşik Krallık oligarşisiyle tanıştırıldı. Oğlu Nick Leese ise Wall Street’in genç finans çevreleriyle bağlantı kurmasını sağladı. Aynı dönemde tanıştığı milyarder Leslie Wexner da Epstein’a önemli kapılar açtı ve hatta servetinin bir kısmının yönetimini ona emanet etti. 1987’de, henüz 34 yaşındayken, prestijli New York Sanat Akademisi’nin yönetim kuruluna girdi. Bu sayede sanat ve finans dünyasında etkili bir çevre edindi. Çevresinde çok sayıda zengin müşterisi ve dostu olan Epstein, o kadar büyük bir servet edindi ki kısa süre içinde bir Boeing 727 satın aldı ve ardından da vergi açısından çok avantajlı bir statüye sahip olan Virgin Adaları’ndaki Little Saint James adasının mülkiyetini elde etti. Yaşamını, sağlam ağlar kurduğu birkaç farklı ülke arasında mekik dokuyarak geçirmeye başladı.

Epstein’ın başarısı, büyük ölçüde oligarşik yapının geleneksel bileşenlerini harmanlama yeteneğine dayanıyordu. Güçlü ve zengin kişilerle kurduğu yakınlık, hem servetini hızla artırmasına hem de kendisine geniş bir hareket alanı sağlamasına imkân tanıdı. Bu durum, zamanla, çok sayıda kaynağı kontrol etmesini sağladı ve çok genç kızlara yönelik cinsel şiddet de dahil olmak üzere, en uç istismar biçimlerine varan suçları, bir “cezasızlık” hissi içinde işlemesine yol açtı.

Çevreye, trenlerden 50 kat, tarifeli ticari uçuşlardan ise beş ile 14 kat daha zararlı bir ulaşım aracı olan özel jetler, “sıradan halka” meydan okuyan bu kapalı çevrenin en görünür sembollerinden biridir. (2) Bu şekilde seyahat eden “en öndekiler”, Emmanuel Macron’un ifadesiyle “hiç kimse olmayanlarla” karşılaşma riskini ortadan kaldırır. Ultra zenginler, rahatlarını güvence altına almak için Le Bourget Havaalanı ya da Farnborough Havaalanı gibi kendilerine özgü altyapılardan yararlanır. Bu havalimanlarındaki kontroller, herhangi bir kuyruk oluşmasını engelleyecek kadar esnektir; hatta yolcular doğrudan limuzinle uçağın merdivenine kadar bırakılabilir.

“VIP konfigürasyonunda” 20 ile 30 arasında yolcu taşıyabilen Epstein’ın Boeing 727’si, ilk kez 1996’da Paris’e indi. Milyarder, altı yıl sonra Fransa’nın başkentindeki Foch Caddesi üzerinde, Zafer Takı’na birkaç adım mesafede yer alan görkemli bir binanın ikinci katında yaklaşık 800 metrekarelik bir daire satın aldı. Burası, 16. bölgenin en lüks kısmıdır; geleneksel olarak “zenginlerden daha az zengin olanlara” ait kabul edilen 75016 yerine, 75116 posta koduna sahip olan bölgedir. Prestij çoğu zaman bu tür ayrıntılarda gizlidir.

Epstein bu bölgede, büyükelçiliklerin ve finans holdinglerinin genel merkezlerinin yakınında, diğer büyük servet sahipleriyle; Rus veya Orta Doğulu oligarklarla birlikte yaşıyordu. Foch Caddesi’nde açıkça görülebilen altın sarısı bir tabela, yoldan geçen herkese, hizmet girişinin Chalgrin Sokağı, 1 numarada olduğunu gösteriyor. Bu sistem, alt kademe personelle karşılaşmayı önlerken, bazı ziyaretçilerin ana lobiyi atlayarak gizlice giriş çıkış yapabilmelerini de kolaylaştırıyor.

Sosyal güç aynı zamanda mekân üzerinde de kurulan bir güç olduğundan, Foch Caddesi’nin genişliğinin Champs-Élysées’den (70 metreye karşı 120 metre) fazla olması kimseyi şaşırtmaz. Bu cadde, başlangıçta atlıların güvenli bir şekilde caddenin sonunda yer alan Boulogne Ormanı’nın girişine ulaşabilmeleri için tasarlanmış yan yollarla ikiye katlanmıştır. Zenginler, şehirde olduğu kadar toplumda da kendilerine ait olduğunu düşündükleri tüm alanı sahiplenir. (3) Seçkin mahalleler, özel jetler, cennet gibi adalar veya lüks oteller, sıradanlıktan sıyrılmayı ve küresel ölçekte sosyallik ve dayanışma geliştirmeyi sağlayan birer sığınak niteliğindedir.

ALT SINIFLARA
SIZINTIYA İZİN
VERMEYEN MEKANİZMA

Çoğu zaman milyarderlerin elinde bulunan ana akım medya, “Epstein davasını” müstehcen ve sansasyonel bir adli vakaya dönüştürüyor. Böyle bir okuma; tüm güçleri (ekonomik, sosyal, kültürel…) elinde toplayan ve dilediği gibi hükmedip sömürdüğü halkın geri kalanından kopuk yaşayan bir sosyal sınıfın gerçek işleyişini maskeleme eğilimi taşıyor. Oligarşik iç kapalılık, üstünlük duygusuna ve karşılıklı çıkar ilişkilerine uygun olan “görülmediysen suç değildir” iklimini besliyor. Kamuoyuna yansıyan e-postalara göre Jeffrey Epstein, o dönem Arap Dünyası Enstitüsü Başkanı olan Jack Lang’a Fas’a gitmesi için özel jetini tahsis ediyor, eski bakan da milyardere Marakeş’teki gayrimenkul arayışlarında yardımcı oluyor. Eski bakan, Mart 2015 tarihli bir mesajında Palmeraie bölgesindeki bir riad (geleneksel Fas evi) hakkında, “Fiyatı 5.400.000 Euro, offshore” detayını veriyor. Lang, Epstein ile 2010’ların başında yönetmen Woody Allen onuruna düzenlenen bir akşam yemeğinde tanışmış.

Üst düzey çevrelerde dolaşan benzer profillerin bu şekilde bir araya gelmesi, ortak bir zenginlik üretiyor. Her birinin serveti, diğerlerinin zenginliğini pekiştiriyor; bu düzen, orta ya da alt sınıflara herhangi bir “sızıntıya” izin vermeyen kapalı devre bir mekanizma içinde işliyor. Basit bir adli vakadan çok uzak olan Epstein meselesi, genellikle vergi, bankacılık, savunma ya da son olarak “ticari sır” gibi çok sayıda gizlilik perdesiyle korunan bir toplumsal dünyanın işleyişini görünür kılıyor. “Mutlu yaşamak için gizli yaşamak gerekir” sözü, büyük burjuvazi dünyasında yaptığımız araştırmalarda sık sık karşımıza çıkıyor. Gözlerden uzak bu yaşam, kapitalist sistemin neredeyse sınırsız bir hareket alanı sunduğu bu milyarderlerdeki güçlü cezasızlık duygusunu besliyor; bu özgürlük, yaşamın çeşitli biçimlerini kâr ve haz uğruna sahiplenme serbestisini de içeriyor. Rothschild Bankası’nın eski yönetici ortağı Emmanuel Macron’un 2017’de Elysée Sarayı’na gelişinden bu yana, Fransız milyarderlerin toplam serveti ikiye katlandı; bugün 32 kişinin elinde 220 milyar Avro’luk bir servet oluştu. Bu, yaklaşık 400 yıl boyunca 10 bin öğretmen kadrosunu finanse etmeye yetecek bir rakam. (4)

“Epstein davası” bir anomali olmaktan ziyade, küreselleşmiş kapitalizmin doğasında var olan tahakküm ve sömürü sisteminin mantıksal bir ürünü olarak ortaya çıkar. Ortaya çıkan suçların boyutu ve vahşeti sarsıcı olsa da bu vaka yalıtılmış bir örnek değildir. Para, güç ve cinsel şiddeti harmanlayan skandallar, ekonomi ve siyaset elitlerinin yakın tarihine damga vurmuştur. Oligarşinin hukuksuzlukları bazen “Offshore Leaks”, “LuxLeaks”, “SwissLeaks” veya “Panama Papers” gibi sızıntılarla gün yüzüne çıkar. Ancak bir skandal, şaşırtıcı derecede benzer bir skandalın yerini alır ve aralarında hiçbir bağ kurulmadan bir sonrakine geçilir. (5) Tıpkı Robert Desnos’un şiirinde olduğu gibi: “Jonathan’ın pelikanı / Sabah bembeyaz bir yumurta yumurtlar / Ve ondan da bir pelikan çıkar / İnanılmaz ya onun tıpkısı. / Bu ikinci pelikan / Sırası gelince bembeyaz bir yumurta yumurtlar / Derken ondan da çıkar / Bir başka pelikan. / Bu böyle sürer gider yıllarca / İşin başında bir omlet yapılmazsa.”

Güç sahipleri, birilerinin mutfağa girip omlet yapmasını önlemek için Pierre Bourdieu’nün “şefsiz bir orkestrasyon” (6) diye adlandırdığı biçimde birbirlerine kenetlenir. (6) Egemenlerin kişisel ağları, uluslararası kuruluşlar, özel kulüpler, golf kulüpleri, düşünce kuruluşları ve bazen de siyasi partilerden oluşan bir bütüne eklemlenir. Bu güç çevreleri ülkeden ülkeye kendini kopyalar ve elitlerin üyeleri arasında uluslararası bir dayanışmayı besler.

HERKES DİĞERİNİ
VE ÇEVRENİN
BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUR

ABD’deki soruşturmadan elde edilen milyonlarca belgenin 2026 yılında yayınlanması, Epstein’ın ağının uluslararası boyutunu doğruladı. Bu arşivler, birden fazla kıtada siyaset, finans, bilim ve kültür çevrelerini buluşturan bir sosyalliği gözler önüne seriyor. Örneğin Epstein, Donald Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon ile yaptığı bir görüşmede, 1990’larda petrol devi David Rockefeller’ın desteğiyle Üçlü Komisyon’a girmeyi başardığını belirtiyor. Bu özel kuruluş; başlıca Batılı güçlerin (ABD, Avrupa ve Japonya) finans ve siyaset dünyasından üst düzey liderleri bir araya getiriyor. Bu komisyon, kuruluşundan iki yıl sonra, 1975’te, o dönemin protesto hareketlerinde kendisini gösterdiğini değerlendirdiği “demokrasinin aşırılıklarını” kınamıştı. (7)

Bu kapalı dünya, zenginlerin “içeri girmeye” layık gördüklerini bizzat seçtiği bir sosyal eleme sistemine dayanır. Nitekim Epstein, Jack Lang’ın Paris’in 8. bölgesindeki prestijli Union Interalliée kulübüne girişini kolaylaştırmak için aristokrat avukat Matthieu de Boisséson’un desteğini ister ancak bu girişimi başarısız olur: Bu mekânlara giriş sıkı bir şekilde kontrol edilmektedir. Burada asıl belirleyici olan, hizmet alışverişi ya da karşılıklı çıkar ilişkilerinden ziyade, güç çevresinin her bir üyesinin gerektiğinde diğerlerinin dayanışmasına güvenebileceği yönündeki sarsılmaz inançtır. Elitlerin bu neredeyse kolektivist mantığında, herkes diğerini korur ve çevrenin bütünlüğünü sürdürür.

Bourdieu şu satırları yazmıştır: “Sosyal dünya zenginlere en nadir olan şeyi; tanınmayı, saygınlığı, yani kısacası var olma nedenini verir.” (8) Ancak bu tanınma, hak edilmiş ve dolayısıyla doğal olarak görülen bir üstünlük duygusu üretir; bu da ölçü duygusunun kaybına, kuralların ve yasaların isteğe bağlı gibi algılanmasına kadar varır. Nitekim Jack Lang, 2000’li ve 2010’lu yıllarda İtalyan Francesco Smalto markası tarafından kendisine hediye edilen ve değeri yaklaşık 500 bin Avro’yu bulan takım elbiseleri, Meclis etik kuruluna beyan etmeden kabul edebildi. Avukatı bunu basit “temsili faaliyetler” olarak nitelemiş ve soruşturma kapatıldı. 2026’nın başında kamuoyuna açıklanan belgelerde, Lang ve kızı Caroline’ın adı 673 kez geçiyor. Belgelerin arasında, Epstein’ın Ağustos 2019’da hapishanede ölmeden birkaç gün önce, vasiyet yoluyla Caroline Lang’a beş milyon Avro bağışladığına dair kayıtlar da yer alıyor.

Epstein’in mütevazı kökenleri, Fransa, Fas, ABD veya Birleşik Krallık’tan gönderdiği tüm e-postaları, potansiyel bir güvence olarak özenle kaydetmeye itmiş olabilir mi Gizliliğin kural olduğu bu çevrelerde yapılan sistematik bir arşivleme, bir silaha, bir şantaj aracına ya da baskı unsuruna dönüşebilir. Bu yazılı izler, genellikle oligarşiyi koruyan örtük dayanışmayı kırılgan hale getirir.

“Epstein meselesi”, bir milyarderin ve yakın çevresinin bireysel sapmalarının ötesinde, içe kapalılık, eş-dost kayırmacılığı ve karşılıklı korumaya dayanan bir toplumsal evrenin işleyişine ışık tutuyor. Servet ve gücün aşırı yoğunlaşmasının, “cezasızlık” duygusunu beslediği bir dünya burası; bazen bir vasiyet ya da birkaç arşiv belgesinin bile onu koruyan sessizlik duvarında çatlaklar oluşturmaya yettiği bir dünya…

(1) Jeffrey Epstein’ın biyografisine ilişkin veriler basından derlenmiştir.
(2) Bkz. Les Riches contre la planète. Violence oligarchique et chaos climatique, Textuel, Paris, 2025, “Le joyau de la couronne : les jets privés” bölümü.
(3) Bkz. Michel Pinçon ve Monique Pinçon-Charlot, “Dans les beaux quartiers” (ilk baskı: Seuil, 1989), 2025’te Rue de l’échiquier ve Les Voix urbaines tarafından, Éric Vuillard önsözüyle yeniden yayımlanmıştır.
(4) “Focus France. Résister au règne des plus riches”, Oxfam France, Paris, Ocak 2026, www.oxfamfrance.org
(5) Bkz. Michel Pinçon ve Monique Pinçon-Charlot, “Tentative d’évasion (fiscale)”, Zones, Paris, 2015.
(6) Pierre Bourdieu, “Le Sens pratique”, Paris, Minuit, 1980.
(7) Bkz. Olivier Boiral, “Pouvoirs opaques de la Trilatérale”, Le Monde diplomatique, Kasım 2003.
(8) Pierre Bourdieu, “Méditations pascaliennes”, Seuil, Paris, 2003.

Tags: EpsteinEpstein belgeleriFRANSAistismarLe Monde diplomatique Türkçe Nisan 2026PARİSSUÇzenginlik
Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı

Hakkında

Le Monde diplomatique Türkçe

Aylık olarak yayınlanır.

Kategoriler

  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat

Bağlantılar

  • LMd Dijital Abonelik
  • LMd Abonelik
  • Reklam
  • Arşiv
  • Dünyada LMd
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • ————
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bu internet sitesi çerezleri kullanır. Bu internet sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Çerez Politikası sayfamızı görüntüleyin.
Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?