• Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim
Cuma, Temmuz 3, 2026
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
No Result
View All Result
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
Anasayfa Konuk Yazarlar Rasıh Reşat

Trump’ın kupası

2026 Dünya Kupası, göçten jeopolitiğe, yumuşak güçten ABD Başkanı Trump’ın siyasi gölgesine kadar pek çok alanda küresel düzenin aynasına dönüşüyor. Bu turnuvaya, kupayı kimin kaldırdığı kadar küresel düzenin geçtiği siyasi iklim de damga vuracak.

3 Temmuz 2026
- Gündem, Konuk Yazarlar, Rasıh Reşat
HERKES YAPAY ZEKÂDAN NEFRET EDİYOR

Futbol uzun zamandır yalnızca futbol değil. Dünya Kupası da uzun zamandır yalnızca bir spor organizasyonu değil. Devletlerin kendilerini dünyaya anlattığı, meşruiyet devşirdiği, yumuşak güç ürettiği ve ulusal hikâyelerini küresel ölçekte pazarladığı en büyük sahnelerden biri. İsmini dahi duymadığımız ülkelerin başka türlü var olamayacakları küresel podyumlara “küçük ama gururlu” bir şekilde çıktıkları eşsiz bir platform.

2026 Dünya Kupası ise bu ilişkiler yumağının belki de en görünür örneklerinden biri olarak tarihe geçiyor. Ancak bu kez geçmiştekilerden önemli bir farkla.
Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde düzenlenen turnuva, kâğıt üzerinde uluslararası iş birliğinin sembolü gibi görünse de gerçekte oldukça sert jeopolitik fay hatlarının üzerinde yükseliyor. Ev sahibi ülkelerin en büyüğü olan Amerika Birleşik Devletleri, son yıllarda küresel ticaret savaşlarından göç politikalarına, Orta Doğu’daki askeri operasyonlardan müttefikleriyle yaşadığı gerilimlere kadar uluslararası sistemin en tartışmalı aktörlerinden biri haline geldi. Dolayısıyla Dünya Kupası da kaçınılmaz biçimde bu siyasi atmosferin içine çekiliyor.

Spor ile siyasetin iç içe geçmesi elbette yeni değil. 1934 Dünya Kupası, Benito Mussolini’nin faşist İtalya’sı için bir propaganda vitriniydi. Soğuk Savaş boyunca olimpiyatlar ve dünya şampiyonaları ideolojik rekabetin uzantısına dönüştü. Yakın dönemde Rusya ve Katar’da düzenlenen dünya kupaları da insan hakları, ifade özgürlüğü ve uluslararası meşruiyet tartışmalarıyla anıldı.

Ancak 2026’yı farklı kılan unsur, organizasyonun giderek tek bir siyasi figürle özdeşleşmesi. FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun ABD Başkanı Donald Trump ile kurduğu yakın ilişki, yalnızca diplomatik nezaket sınırlarında kalmadı; birçok gözlemciye göre FIFA, turnuvanın ev sahipliğini üç ülkenin ortak başarısından ziyade Amerikan yönetiminin siyasi anlatısının bir parçası haline getirmeyi tercih etti. Bu nedenle Avrupa basınında sıkça kullanılan “Trump’ın Dünya Kupası” ifadesi yalnızca retorik değil; organizasyonun algısını şekillendiren gerçek bir siyasi olguya işaret ediyor.

FIFA’nın burada izlediği çizgi de tesadüf değil. Son yıllarda kurumun giderek daha merkeziyetçi, daha kişiselleşmiş ve siyasi iktidarlarla daha yakın çalışan bir yapıya dönüştüğü görülüyor. Ev sahibi ülkeler değişiyor, ancak FIFA’nın temel önceliği değişmiyor: Organizasyonun ekonomik başarısını ve küresel erişimini garanti altına almak. Bunun bedeli ise çoğu zaman demokratik tartışmaların geri plana itilmesi oluyor.

Bunun en somut örneklerinden biri İran meselesi. Tarihte ilk kez bir Dünya Kupası’nın ev sahibi ülkesi, turnuvaya katılan devletlerden biriyle fiilen savaş halinde. Bu yalnızca sembolik bir durum değil; vize süreçlerinden güvenlik prosedürlerine, takım kafilelerinin hareket serbestisinden taraftarların ülkeye girişine kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor.

İran Milli Takımı’nın teknik heyetindeki bazı isimlerin vize alamaması, futbolcuların ülkeye ancak maçlarından hemen önce girecek ve maçtan sonra Meksika’ya geri dönecek şekilde planlama yapmak zorunda kalmaları ve İranlı taraftarların önemli bir bölümünün ABD’ye seyahat edememesi, spor diplomasisinin, söz konusu Trump olunca ne kadar kırılgan olabileceğini gösteriyor.

Somalili uluslararası futbol hakemi Omar Artan’ın, FIFA’nın tüm gerekliliklerini yerine getirmesine ve geçerli bir Amerikan vizesine sahip olmasına rağmen görev yapacağı ülkeye alınmaması da manşetlere taşınan örneklerden yalnızca biri.

Oysa 1994’te yine ABD’de düzenlenen ve Brezilya’nın dördüncü kez kupayı kaldırdığı Dünya Kupası’nda atmosfer tamamen farklıydı. ABD Başkanı Bil Clinton’un tribünde elinde içeceğiyle maç izlediği fotoğraf ve turnuvanın açılış konuşmasını yaptığı görüntüler, aradan otuz yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen hâlâ hafızalarda yerini koruyor. Eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un ülkeye alınmayan hakem ile ilgili tepkisi de kayda değer.

Bir başka dikkat çekici unsur ise tribünlerdeki kimlik mücadelesi. Los Angeles gibi şehirlerde yaşayan milyonlarca İran kökenli göçmenin önemli bir bölümü, milli takımlarını desteklemek ile İran rejimine karşı durmak arasında sıkışmış durumda. Kimileri İran bayrağının tarihi aslan ve güneş sembollü versiyonunu taşıyor. Kimileri ise milli takımın artık ülkeyi değil, yalnızca rejimi temsil ettiğini savunuyor. Böylece aynı forma, aynı milli marş ve aynı renkler, ortak bir ulusal kimliği temsil etmek yerine derin siyasi ayrışmaların simgesine dönüşüyor.

Aslında bu yalnızca İran’a özgü bir durum değil. 2026 Dünya Kupası büyük olasılıkla göçmen diasporalarının Dünya Kupası olarak da anılacak. Meksikalılar, Faslılar, Nijeryalılar, Kolombiyalılar, Türkler ve onlarca farklı topluluk, Amerika’nın büyük şehirlerinde kendi ülkelerinden gelen taraftarlardan çok daha kalabalık tribünler oluşturuyor. Ancak bu taraftarların önemli bir bölümü, Donald Trump ile özdeşleşen Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından hedef alınmaktan da çekiniyor. Nitekim ICE’ın fırsat kollayacağı ve statların çevresinde devriye gezeceği yönündeki iddialar daha turnuva başlamadan kamuoyuna yansımıştı.

Bu durum aynı zamanda önemli bir çelişkiyi de ortaya koyuyor. Göçü ulusal güvenlik meselesi olarak tanımlayan siyasi söylem ile dünya kupasının doğası birbirine taban tabana zıt. Çünkü dünya kupası tam da insanların sınırları aşarak ortak bir kültürel deneyim yaşadığı küresel bir buluşmayı ifade ediyor. Tribünlerde ortaya çıkacak tablo, belki de resmi siyasi söylemlerin çizdiği Amerika’dan çok daha farklı bir ülke portresi sunacak.

Elbette skorlar manşetleri değiştiriyor. Beklenmedik galibiyetler, yıldız oyuncular ve dramatik finaller milyonların dikkatini yeniden sahaya çeviriyor. Ancak bu kez topun gölgesi her zamankinden daha uzun olacak. Çünkü 2026 Dünya Kupası yalnızca kupayı kimin kaldıracağının değil, küresel düzenin nasıl bir siyasi iklimden geçtiğinin hikâyesini de anlatacak. Belki de bu nedenle bu turnuva, futbol tarihinden çok uluslararası ilişkiler literatüründe kendisine daha kalıcı bir yer edinecek. Çünkü bu kupa, ne yazık ki yalnızca bir dünya kupası olarak değil; biraz daha fazla Trump’ın kupası olarak hatırlanacak.

Etiketler: 2026 Dünya KupasıDünya KupasıFUTBOLJEOPOLİTİKLe Monde diplomatique Türkçe Temmuz 2026Trump
Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı

Hakkında

Le Monde diplomatique Türkçe

Aylık olarak yayınlanır.

Kategoriler

  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat

Bağlantılar

  • LMd Dijital Abonelik
  • LMd Abonelik
  • Reklam
  • Arşiv
  • Dünyada LMd
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • ————
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bu internet sitesi çerezleri kullanır. Bu internet sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Çerez Politikası sayfamızı görüntüleyin.
Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?