AMİRA HASS
Batı Şeria’nın Ramallah kentinde yaşayan gazeteci.
Gençler salonun ortasında dans ediyor. Yaşlılar ise müziğin giderek yükselen sesine rağmen sohbet etmeye çalışıyor. Liseden mezun olan bir genç için bu yaz akşamında düzenlenen mütevazı kutlama tüm hızıyla sürerken, İsrail ordusunun Hamayel kardeşleri gözaltına aldığı haberi geliyor. İki kardeş, Filistin Yönetimi’nin de merkezinin bulunduğu Ramallah’ın yakınlarında yaşıyor. Çevredeki diğer yerleşim birimleri gibi kendi köyleri de düzenli olarak saldırıya uğruyor. Bölgede kurulan öncü yerleşimler, insanların zeytinliklerine, badem bahçelerine, su kaynaklarına, sarnıçlarına ve otlaklarına erişmesini engelliyor. Bu öncü yerleşimlerden biri, iki kardeşin çiftliğine sadece birkaç yüz metre uzaklıkta kurulmuş.
“Öncü yerleşim” terimi, 1967’den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarında, İsrail’in imar makamlarının onayı olmaksızın kamuya ya da özel kişilere ait arazilere kurulabilen küçük İsrail yerleşimlerini ifade ediyor. Bu yerleşimler, devlet kurumlarından ve özel bağışçılardan açık, gayri resmi veya gizli lojistik destek görüyor. Batı Şeria topraklarının Filistin sivil yönetimine devredilmesini engellemek amacıyla kurulan öncü yerleşimler, 1990’ların ikinci yarısından itibaren yaygınlaştı. Peace Now sitesinin verilerine göre bugün sayıları 390’a ulaşmış durumda; 1967’den bu yana resmi olarak kurulan yerleşimlerin sayısı ise 146. (1) Öncü yerleşimlerden 249’u son dört yıl içinde kuruldu.
Gözaltı olayından bir gün önce Hamayel ailesine ait çiftlikten yaklaşık yüz koyun çalındı. İki genç, babaları ve enişteleriyle birlikte, zeytinyağı bidonlarını ve bazı temel ihtiyaç malzemelerini almak üzere çiftliğe gittiler; bunların da çalınmasından korkuyorlardı. Ancak kısa süre sonra yakındaki öncü yerleşimin sakinleri ya da başka yerlerden gelen İsrailli Yahudiler ortaya çıktı, aileyi fotoğrafladı ve askerleri çağırdı. Askerler iki kardeşi gözaltına aldı, gözlerini bağladı, ellerini kelepçeledi ve götürdü. Yakınlarıyla birlikte olayı öğrendiğimizde, askerlerin bir Filistinliyi alıkoymasına izin verilen altı saatlik süre neredeyse dolmak üzereydi.
Aynı muameleye maruz kalan kişilerin anlattıklarını bilen aile, askerlerin iki kardeşe kötü muamele etmesinden endişe ediyordu. Bir başka gazeteciyle birlikte İsrail ordusu ve polisinin basın birimlerine bilgi talebi göndermemizin üzerinden yarım saat bile geçmeden, iki kardeşin Ramallah’ın doğusundaki bir yerleşimin ticaret merkezinde bulunan İsrail polis karakoluna nakledildiğini öğrendik.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
