INÈS MARIE NGA
Kamerun’un Yaunde kentindeki İleri Kitle İletişim Okulu’nda (ESSTIC) gazetecilik öğrencisi.
Çeviri: Gül ILBAY
Ngoa Ékélé’de vakit geç… Hafif bir toz kokusunun sindiği daracık bir internet kafenin loş ortamında, ikinci el bir bilgisayar ekranından yayılan mavi ışık Boris L.’nin yüzüne yansıyor. Kamerun Elektrik Şirketi’nin (Socadel) artık olağan hale gelen elektrik kesintilerinden biri nedeniyle üniversite mahallesi karanlığa gömülmüş. Ancak dükkanın arka tarafında homurdanan eski bir jeneratör sayesinde internet kesilmiyor. Son birkaç aydır akşamlarının büyük bölümünü burada geçiren Boris L, “mikro işçi” denilen kişilerden biri; onun gibi binlerce işçi, Kamerun’da ve Afrika’nın başka ülkelerinde, yok denecek kadar düşük ücretler karşılığında küresel yapay zekânın aynasını parlatıyor.
Boris, 2025 yılında 29 milyar dolar (1) değer biçilen San Francisco merkezli Amerikan şirketi Scale AI’nin, Remotasks adlı platformunda, birbiri ardına küçük işler yapıyor. Boris’in yaptığı işler, yapay zekâ sistemlerine nesneleri tanımayı öğretmek amacıyla görüntülerdeki unsurları tespit etmek, sınırlarını belirlemek ve tanımlamaktan ibaret. Ekranda ABD ya da Avrupa’daki gündelik yaşamdan sahneler akıp gidiyor. Yayaları, arabaları ve trafik işaretlerini tanımlamak gerekiyor. Her görev karşılığında birkaç sent ödeniyor. “Dört saatlik çalışmanın sonunda, belki 500 CFA frangı kadar kazanıyorum” diyor; yani bir Avrodan az. Bu haber için görüştüğümüz bütün mikro işçiler gibi, konuştuğumuz kişi de adının değiştirilmesini istedi. Eğitim düzeyine yakışmayan bir iş yapmaktan utandığı için değil; korktuğu için… Kamerun Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre çalışan nüfusun yüzde 65’inin bir tür eksik istihdam yaşadığı ülkede, (2) küçücük de olsa bir gelir kaynağını kaybetmekten endişe ediyor. Boris’in etiketlediği veriler, binlerce kilometre uzaklıkta bulunan Kuzey ülkelerindeki insansız araçların algoritmalarını ya da bilgisayarlı görü modellerini besleyecek.
Resmi açıklamalarda, bu olumsuz çalışma koşulları görmezden geliniyor. Kamerun Posta ve Haberleşme Bakanı Minette Libom Li Likeng, ülkenin “Ulusal Yapay Zekâ Stratejisini” 7 Temmuz 2025’te resmen açıkladı. Stratejinin hedefi, Kamerun’u 2040 yılına kadar “Afrika’da yapay zekânın başlıca merkezi” haline getirmek. (3) Strateji kapsamında, doğrudan 12 bin kişiye istihdam sağlanması ve ülkede konuşulan yaklaşık 300 dili değerlendirecek, “GPT Kamerun” adlı yerel bir dil modelinin geliştirilmesi öngörülüyor. Üniversite dersliklerinde konuşmalar yapıldı, bütün medya kuruluşları haberi coşkuyla duyurdu. Afrika, dijital devrimde sonunda tüketici olarak değil, üretici olarak yerini alacaktı.
Oysa Kamerunlu işçilere sunulan yapay zekâ tabanlı mikro işlerinin temelinde, işleri binlerce küçük operasyona bölmek (bir kutucuğu işaretlemek, bir nesneyi tanımlamak, bir cümleyi değerlendirmek) ve bu görevleri dijital platformlar aracılığıyla dünyanın dört bir yanına dağılmış, iş başına ücret alan çalışanlara dağıtmak yatıyor. Bu çalışma biçimi, Microsoft Research bünyesindeki araştırmacılar Mary L. Gray ve Siddharth Suri’nin 2019’da yayımlanan kitaplarıyla yaygınlık kazanan “ghost work”, yani “hayalet iş” kavramıyla anılıyor. (4)
Yapay zekânın gelişmesi için vazgeçilmez olan bu işgücü, Kamerun iş hukuku açısından yok hükmünde. Ne sözleşme var ne sosyal güvence ne de ücretli izin. İleri teknoloji alanında “kazan-kazan” anlayışına dayalı bir işbirliği yapıldığı yanılsaması, Boris’in bir tıkla kabul etmek zorunda kaldığı “kullanım koşulları” incelendiğinde çöküyor. Remotasks’ın standart sözleşmesinde İngilizce olarak, “Kullanıcı, bağımsız bir hizmet sağlayıcı olarak hareket ettiğini ve platformla arasında herhangi bir iş ilişkisi veya ortak girişim kurulmadığını kabul eder” deniyor. Neredeyse okunamayacak kadar küçük harflerle yazılmış bu tek satır, sosyal sorumluluğu tamamen bireyin üzerine yıkmaya yetiyor.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
