BENOÎT BRÉVİLLE
Çeviri: Gül ILBAY
Lucie ve Robin, Aveyron’daki eğitim koşullarından pek şikâyetçi değil. Liseleri kısa süre önce yenilenmiş ve sınıflar da aşırı kalabalık değil. Yine de geçen 17 Ekim’de, koşulları kendilerininkinden daha kötü olan arkadaşlarına destek vermek için sokağa çıktılar. Eylemi izleyen bir gazeteciye“Rodez’de durumumuz iyi olsa da her yerde durum aynı değil, özellikle de banliyölerde” diye konuştular. (Centre Presse Aveyron, 17 Ekim 2026) Görünüşte pek bir ortak noktası olmayan bölgelerden gelen lise öğrencileri arasındaki bu dayanışma, özellikle sosyal medyada gelişti; öğrencilerin tanıklıkları, videolar ve cesaret verici mesajlar okuldan okula dolaşıyor. Bu dayanışma, 2026 eğitim yılının başlamasından bu yana Fransa’yı saran hareketin en belirgin özelliklerinden biri. Bir başka özelliği de çoğu zaman olduğu gibi bir reforma karşı çıkmaktan doğmamış olması; bu hareket, seçim yılının ortasında, kamu eğitim hizmetlerinin genel olarak bozulmasına gösterilen bir tepki olarak aniden ortaya çıktı.
Créteil’den Lamballe’a, Vaulx-en-Velin’den Villefranche-sur-Rouergue’a, Paris, Marsilya, Mayotte ve Guyana’ya kadar her yerde aynı sorunlar dile getiriliyor: Bakımsız, yıkık dökük ve yalıtımı yetersiz binalar, yerine yenisi atanmayan öğretmenler, boşluklarla dolu ders programları ve aşırı uzun okul günleri ve anlaşılması güç algoritmasıyla Parcoursup… Üstelik gelecek giderek kararıyor: İşleri tehdit eden yapay zekâ, gezegeni tehdit eden iklim değişikliği, Avrupa’yı tehdit eden savaş…
Banliyöler ile kırsal bölgelerdeki lise öğrencilerinin ortak bir hareket çerçevesinde bir araya gelmesi, “bölgesel kırılma” üzerine 15 yıldır sürdürülen yoğun propagandanın ardından şaşırtıcı gelebilir. Bu vurgu, “büyük şehirlerin Fransa’sı” ile “çevre bölgelerin Fransa’sı”, “şehirli gençler” ile “kırsal gençler” arasında bir karşıtlık olduğu fikrini yerleştirdi. Medyada yaygın biçimde benimsenen ancak araştırmacılar tarafından tartışılan (1) bu yaklaşıma göre, ne sorunları, ne değerleri ne de gelecek beklentileri aynı olan iki ayrı alt sınıf gençliği bulunuyor. Banliyölerde yaşayan gençler her ne kadar ırkçılık, ayrımcılık ve kentsel dışlanma ile karşı karşıya kalsa da dinamik kent merkezlerine coğrafi yakınlıkları ya da devletin kent politikası aracılığıyla onlara özel ilgi göstermesi, dünyaya daha fazla açılmalarını, kendilerine sosyal ağlar kurmalarını ve toplumsal yükseliş için fırsatlar elde etmelerini sağlıyor. Buna karşılık, daha tutucu ve geleneklerine bağlı kaldıkları varsayılan kırsal kesim gençleri kendi bölgelerine hapsolmuş durumda. Karar alma merkezlerinden, seçkin eğitim kurumlarından ve işe alım alanlarından uzak, kamu yetkilileri tarafından unutulmuş olan bu gençlerin, bu durumdan kurtulma şanslarının da daha düşük olduğu düşünülüyor. (Aşırı sağcı) Ulusal Birlik’in Genel Başkanı Jordan Bardella, “Banliyö gençliği kırsal kesimdeki gençliğe kıyasla ayrıcalıklı. Bu gençliğe her şey verildi. Saint-Denis’de veya Nanterre’de 20 yaşında olmak, Creuse’da 20 yaşında olmaktan daha iyi” diyor. (RTL, 2 Temmuz 2023) Dolayısıyla, bu iki gençlik kesimini bir araya getirecek bir toplumsal hareketin ortaya çıkması zor görünüyordu.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
