• Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim
Salı, Kasım 3, 2026
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
No Result
View All Result
Le Monde diplomatique Türkçe
No Result
View All Result
Anasayfa LMd

OKUL, SINIF, EŞİTLİK VE MİRAS

Sosyologlar Pierre Bourdieu ve Jean-Claude Passeron’un yarım yüzyılı aşkın süre önce ortaya koyduğu tez bugün de geçerliliğini koruyor: Okul, herkese eşit fırsatlar sunduğu iddiasına rağmen sosyal sınıflardan kaynaklanan avantaj ve dezavantajları ortaya çıkarıyor. Fransa’da eğitim politikaları giderek bireysel çözümlere, psikolojik müdahalelere ve piyasa mantığına odaklanırken öğrenciler arasındaki sınıfsal eşitsizlikler derinleşiyor, kamusal eğitim ise ağır bir krize sürükleniyor.

3 Kasım 2026
- 3, LMd
ANİDEN BİRLEŞEN GENÇ ÖFKE

JÉRÔME CAMUS, PIERRE CLÉMENT, BERTRAND GEAYE ve PIERIG HUMEAU

 “La Reproduction au 21e siècle. Actualité de la sociologie de Bourdieu et Passeron – 21. Yüzyılda Yeniden Üretim: Bourdieu ve Passeron sosyolojisinin güncelliği” (Éditions du Croquant, Vulaines-sur-Seine, 2026) kitabının ortak editörleri.

Lise öğrencilerinin, eylül ayında başlayan geniş çaplı protesto hareketi, ortaöğretim kurumlarını etkileyen kötü maddi koşulları ve eşitsizlikleri gözler önüne serdi. Meslek liselerinden genel liselere kadar, denizaşırı topraklar da dâhil olmak üzere Fransa’nın dört bir yanında koca bir kuşağı harekete geçirmeyi başaran bu hareket, okullar arasındaki eşitsizlikleri yeniden siyasi tartışmaların merkezine taşıyor ve Pierre Bourdieu ile Jean-Claude Passeron’un 1970’te Éditions de Minuit yayınevi tarafından yayımlanan klasik eseri Yeniden Üretim’i yeniden okumaya davet ediyor.

İki sosyolog, 1960’ların ortalarından itibaren bir dizi araştırma yürüttü. Bu araştırmalar, eğitimdeki eşitsizliklerin ne kadar derin olduğunu ve okulun öğrenciler hakkında yaptığı değerlendirmelerin toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliklerin kuşaktan kuşağa aktarılmasına nasıl katkıda bulunduğunu gözler önüne serdi. (1) Böylece, o dönemde sol çevrelerde ve okulu “demokratikleştirmek” için reformdan geçirmek isteyenler arasında hâkim olan, “okulun herkesi kurtaracağı ve liyakati ödüllendireceği” yönündeki ideolojiyle aralarına mesafe koydular. O dönemde, ortaöğretime erişimi kolaylaştıran eğitim politikaları, “fırsat eşitliği” idealiyle meşrulaştırılıyordu. Maddi engellerin, örgütsel güçlüklerin ve yalnızca alışkanlıklardan kaynaklanan engellerin ortadan kaldırılması halinde, mütevazı ailelerden gelen öğrencilerin liselere ve üniversitelere girmesinin önündeki engellerin aşılacağı, bireyler arasındaki başarı farklılıklarının yalnızca “yetenek” farklılıklarından kaynaklanacağı varsayılıyordu. Bourdieu ve Passeron’un araştırmaları ise toplumsal sınıflar arasındaki ilişkilerin eğitim sisteminin işleyişinin bütününe nüfuz ettiğini ve bu nedenle kuşaktan kuşağa yeniden üretildiğini gösterdi.

Yeniden Üretim, geniş bir okur kitlesine ulaştı. Kitabın vardığı sonuçlar o günden bu yana defalarca doğrulandı. Günümüzde çok sayıda bilimsel çalışma, toplumsal köken ile okul başarısı arasındaki eşitsizlikleri belgeliyor. Bu çalışmalar, daha anaokulunda bile, öğrencilerin toplumsal kökenlerine bağlı olarak dil ve matematik alanlarındaki ulusal değerlendirme sınavlarında anlamlı başarı farkları bulunduğunu ve bu farkların eğitim yaşamı boyunca giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor. Ortaöğretime erişim, farklı toplumsal sınıflardan gelen çocuklara zaman içinde giderek daha fazla açılmış olsa da öğrencilerin izlediği yollar büyük ölçüde birbirinden ayrılıyor. Örneğin, lise ikinci sınıfta uzmanlık alanları seçilirken ayrıcalıklı toplumsal kesimlerden gelen öğrenciler matematik veya fizik – kimya gibi fen alanlarına daha fazla yönelirken, mütevazı çevrelerden gelen öğrenciler beşeri bilimleri ya da beden eğitimi ve “spor kültürleri” alanlarını tercih ediyor. (2) Yükseköğretimde ise özellikle seçkin yükseköğretim kurumlarına erişimdeki eşitsizlikler sürekli derinleşiyor; bu durum, “demokratikleşme” vaatlerine inanmış olanların adaletsizlik duygusunu daha da körüklüyor.

Özel İçerik

Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.
Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
Hemen Abone Ol
Etiketler: BASKIbiber gazıEŞİTLİKeşitsizlikEYLEMFRANSAistekLe Monde diplomatique Türkçe Kasım 2026liselise öğrencileriÖğrencilerOkulPROTESTOtalepÜniversite
Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı Anka Haber Ajansı

Hakkında

Le Monde diplomatique Türkçe

Aylık olarak yayınlanır.

Kategoriler

  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat

Bağlantılar

  • LMd Dijital Abonelik
  • LMd Abonelik
  • Reklam
  • Arşiv
  • Dünyada LMd
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • LMd
  • Yazarlar
  • Konuk Yazarlar
  • Politika
  • Gündem
  • Dünya
  • Finans
  • Kültür-Sanat
  • ————
  • Abonelik
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Yayın İlkeleri
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Reklam
  • İletişim

© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bu internet sitesi çerezleri kullanır. Bu internet sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Çerez Politikası sayfamızı görüntüleyin.
Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?