GRÉGORY RZEPSKI
Emmanuel Macron, sekiz ay sonra, Élysée Sarayı’ndan ayrılacak. Siyasi gazeteciliğin geleneğine uygun olarak ve sanki bir saatlik muhalefet, on yıllık yaltaklanmayı silebilecekmiş gibi eleştiri yağıyor. Bir zamanlar onu “Avrupa’nın kurtarıcısı” ilan eden haftalık The Economist dergisi, şimdi “topal ördek” diye dalga geçiyor. Parisli iki saray mensubu, yayımladıkları bir kitapta “olağanüstü bir adamın… olağanüstü çuvallayışının öyküsünü” anlatıyor. Liberal seçkinlerin sözcüsü Alain Minc ise onun “5. Cumhuriyet’in en kötü cumhurbaşkanı” olduğunu belirtiyor. (1)
“Ingratis servire nefas – Nankörlere hizmet etmenin kazancı yoktur…” Çünkü Macron, 2017’den Minc Raporu’nun (2) ya da o zamanlar yardımcısı olduğu M. Jacques Attali’nin başkanlığını yürüttüğü komisyonun (3) tavsiyelerini büyük ölçüde uyguladı. Aynı şekilde Avrupa Birliği’nin ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) savunma harcamalarına ilişkin önerilerini de takip etti.
Macron, önceki hiçbir cumhurbaşkanının gitmediği kadar ileri giderek, Fransız diplomasisinin ayırt edici özelliği olan bağımsızlığını ortadan kaldırdı. Paris artık Kiev’in Rusya politikasını, Washington’un Venezuela politikasını, Abu Dabi’nin İran politikasını, Berlin’in ticaret politikasını izlemekle yetiniyor; Sahel ülkeleri Fransız askerlerini kovduktan sonra Afrika politikası da kalmadı.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?
