Sarsılmaz bir iyimserlik
Günümüzde savaşlar artıyor ancak savaş karşıtı mücadelenin sesi kısılmış durumda. Peki, savaş karşıtı hareketler örgütlenme becerilerini nasıl yitirdi?
Günümüzde savaşlar artıyor ancak savaş karşıtı mücadelenin sesi kısılmış durumda. Peki, savaş karşıtı hareketler örgütlenme becerilerini nasıl yitirdi?
Batılı ülkelerin uyguladığı ekonomik yaptırımların etkisi savaşlarla kıyaslanabilecek düzeye ulaşırken en büyük bedeli çocuklar ve yaşlılar ödüyor.
İsrail bir kez daha Lübnan’ı kana buladı. Açıklanan hedef yine Hizbullah ama Tel Aviv’in asıl niyeti ülkenin güneyini topraklarına katmak.
Tahran, çatışmanın çıkmaza girmesi veya önemli gerilemeler yaşanması durumunda Husileri askeri olarak harekete geçirebilir.
Hava saldırıları, stratejik hedeflere etkili bir şekilde ulaşılmasını sağlıyormuş gibi görünüyor. Oysa tarih, bu tür yöntemlerin çıkmazlarını gözler önüne seriyor.
Büyük güçlerin kafasına buyruk hareketleri müttefiklerini de tedirgin ediyor. Peki bu ortamda dünya nereye savrulacak?
İran'a yönelik İsrail-ABD saldırısının, Avrupa’nın da altına imza attığı bir anlaşmayı çöpe atması, yaşanan aşağılanmayı daha çarpıcı hale getiriyor.
Orta Doğu’daki savaşın Rusya’nın çok işine geldiği konuşuluyor. Ancak Kremlin, bölgedeki son stratejik ortağı olan İran’ın zayıflamasından endişe ediyor.
İsrail'de savaş üzerine kurulan "kutsal ittifak”, toplumun çelişkilerini ve Tel Aviv’in estirdiği terör konusunda öz eleştiriden uzak durduğunu ortaya koyuyor.
İran’a yönelik yasa dışı saldırının, “haklı” gerekçelere dayandığı için onaylanması gerektiği savunuluyor. Bu tehlikeli söylem, yüz yıllık ilerlemeyi görmezden geliyor.
© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.
© 2023 Le Monde Diplomatique Türkçe - Tüm hakları saklıdır.